Bugün, Üç Pervane günü olsundur ) Bu da Salar Aghili’nin seslendirdiği Üç Pervane Şiiri:
Şöyle diyor:
Hepimiz 3 pervane hükmündeyiz, Aşıklar dünyasında efsaneyiz İlki kendini ateşe yaklaştırdı Dedi ki, ben buldum aşkın manasını İkincisi ateşin yakınında kanat çırptı Dedi ki ben yandım aşkın ateşinde Üçüncüsü kendini ateşin içine attı Evet evet budur aşkın manası…
چـه كنم ای مـاه تـابـان زغمت در شام هجـران چه كنم ز غمت چـون سازم شده بسته رهِ پروازم چه شود بـه بَرم بازآیـی پر و بالِ دلم بگشایـی شب همه شب در تاب و تبم آمده بی تو جان به لبم مهرت به جانم زد شرر شد شعله ور درونم چون حلقه حلقه زلـفِ تو سلسله جنونم ز ازل بــر عشـقت زادم ز فـراقت در فـریـادم تـو بیـا ای یـار دیـریــن بـه برم چون جان شیرین مده چـون زلفت بـر بـادم بـه هوای تو چون فرهادم شب همه شب شد نغمه گری كـار ِ مـن و مرغ سحری نه صبوری در دل مارا نـه پیـامی از تـو یـارا شده دل پابست مویت نرود به رهی جز كویت چه شود از روی یاری ز دل تنگـم یـاد آری درشب هجران ماهِ منی لیـلیِ مجنون خواهِ منی
Hicran gecesinde, ayrılığın kederinden ne edeyim (de kurtulayım!) Gamından inliyorum, ne edeyim! Kapanmış uçacağım yol, Ne olur, gönlümün kanatlarını açsan da, gelsem (Bi nevi, “takarak aşk kanadımı, yakında geleceğim” diyor) Geceler boyu yanmadayım Canı dudaklarına gelmiş bir hastayım senin yokluğunda Güneşin, bedenime kıvılcımlar saçtı, Ateş oldu ve yandı içim Tıpkı halka halka saçların gibi zincire vurulmuş bir deliyim Ezelden beridir senin inleyen aşığınım
Senin ayrılığından feryat etmekteyim Sen gel ey kadim yâr (gel sen gel mübarek) Ta ki bu şirin canımı sana vereyim Saçın gibi rüzgarın önüne katma beni Senin rüzgarında Ferhad’a döndüm Seher kuşunun ve benim işimiz, geceler boyu senin şarkını söylemek oldu, Benim gönlümde sabır yok, Senden ise bir haber yok ey sevgili! Gönlümün ayakları, senin saçlarının zincirine bağlanmış Senin semtinden başka yere gitmiyor Seni özleyen gönlümü hatırlaman için, ne olması gerekiyor Ayrılık gecesinde benim ay’ım sensin Mecnunun leylası, benim istediğim sensin
Bu İranlılar da hiç farklı bir şey söylemiyorlar, klasik edebiyatlarını sömürüp duruyorlar anca, “öldüm, bittim, yandım”, neyse ki ben güncel şeyler ekledim de, bir şeye benzedi
Daha önce de bir sinezenpaylaşmıştım yanlış hatırlamıyorsam.
“Sinezen” kelime manası olarak “göğsüne vuran” demek. İran’da Kerbela şehitleri için yapılan anma merasimlerinde söylenen ağıtlar için kullanılıyor, bu ağıtları söyleyenlere de sinezen deniliyor.