Monthly Archives: Haziran 2011

Bu Duygu Bana Çok Çok Beliğ

Standard

Beni koyup gittiğin o günü hatırlıyorsundur, ne çok ağlamıştım. Çocuktum. Koruyordun beni, korkmuyordum. Hayallenip durduğum her şeyi sunmuştun bize. Açıp da acık da solmakı beceremeğen fesleğenler gibiydik(onlar öğle mi acabağa?).
Bir oraya bir buraya seviniyorduk bizi olmayı başaramayan şehirde, soğuktu kent. Bizi sen ısı. Günümüz de gündü hani, gecemiz biz. Arayıp da ulamadığımız; bi revdi. Hazırlıksızdım ben lakin kolların vardı göğüsgeren; kuş.
Yağmurdan kaçınak ne kadar tuhaftı bizi aldatıp dururken çise çise çis. Eğlenmiş miydik sahi, bilemiyorum şimdi şimdi. Ama sevdiğimiz keskindi.
Evel zaman ne kadar nuş!

Seni seviyorum, anlıyor musun?

Birgün bir şiir okumuştuk bana. Kara heceden heceden. Sonra tutup Yakub’un kurbağalarını sevmiştik. Söyleyemediğim şeyler düşünüyordum, yoruluyorduk. Biz çocuklar gibi endik şehirde, şehir bize inan yaşar tavıranıyordu. Umurumuzda mıydı, ha?
Kim bizi ne kadar bizden ederdi? Kuşatılmış olmak bizimize koşulsuz kavuşmamızı engelleyemiyordu (cart). Hiç acımadıydık kendimize. Ne var ne yok yaşayıp tükendiydik. O gün bugün her şey hağtıramda durar! Bu kaç kapılı bir ar?

Seni seviyorum, ağlıyor musun?

Sevmenin her türlüsünü bulduk, buluşturduk. Bir araya getirdik. Kendimize kattık. Sana Arabi’nin “aşk teorisi”ni ağlatmıştım birgün. İkincisini daha bir senmiştin. Durup durup anlamalarını da kendine mal ediyordun. Mülkiyet hoş birdi. Beni mülkmüştün. Gene mülksene.

Seni seviyorum, anlıyor musun.

Bugün, akşam, burda, yağanın ıslağıyla üşürken, düşündüm de; kız kardeşimin dediği gibi “-Evet sen çok eskiden Goethe’mdin benim, karımdın belki de”. Ama şimdi artık “yalandı tüm bunlar” diyorum. Bir kuş, bana nazire – keşke bize olaydı – alıp başını gidiyor uzaklara. Vardığı uzaklardan. Boşuna mı sevmedik varsa. Düşünsene.

Seni seviyorum, anlıyor musun?

Hala, ne vakit sana dair bir şey onsa; büyüyor büyüyor yüreğim:

ELİF’İN KAĞNISININ ÖKÜZÜNÜN GÖZÜ GİBİ SENİ SEVİYORUM, ANLIYOR MİBİ?

Gibi bir şey yazan siyah sahih bir şairin,PRE-DOGMA son şiiridir:

BU DUYGU BANA ÇOK ÇOK BANA BELİĞ
REDDİN AKLA UYMADAN GÖÇ BANA BELİ.

Allah cezağnızı versin!


Ah Muhsin ÜNLÜ
ŞİZOFRENGİ DERGİSİ 

03.02.01

Sana Sevdiğim Her Şeyi Dinleteceğim

Standard

Küçələrə su səpmişəm,
Küçələrə su səpmişəm.
Yar gələndə toz olmasın,
Yar gələndə toz olmasın.
Elə gəlsin, elə getsin,
Elə gəlsin, elə getsin.
Aramızda söz olmasın,
Aramızda söz olmasın.

Samovara od salmışam,
Samovara od salmışam.
Maşa verim qarıştırın
Maşa verim qarıştırın
Yarım menden küsüp gidip
Yarım menden küsüp gidip
Onu menden barıştırın
Onu menden barıştırın 

O Eski Bir Güvercindi

Standard

o eski bir güvercindi gittikçe hatırlanan, 
o eski bir güvercindi, uçması da iyiydi bana kalırsa 
o eski bir güvercindi, çünkü tenhaydı şehirler, 
benim saçlarıma saklanırdı, benim saçlarım çalılara; 
onu görürdüm göllere girdiğimde, bıldırcın avladığımda akşama, 
gelir ateşime sokulurdu, o eski bir güvercindi, 
başka kimsecikler de yoktu galiba. 

Ülkü TAMER