Rengârenk

Standard

Beyaz?
 İçinde beyaz bir ırmak akar dururdu senin.
Ve sen o ırmağın ne yöne aktığını hiç kimseye söylememiştin.
 Mavi?
 Boya kalemlerinin en kısa boylusu mavi kalemdi. Gökyüzü geniş olurdu ve küçük de olsa bir dere çizmek isterdin. Sonra elbiseleri, evlerin duvarlarını maviye boyardın. Sonra başka şeyleri. Mavi kalemin küçücük kalırdı
 Kırmızı?
 Yerde yatan bir kuşun, ölü bir kuşun kanı, bembeyaz karın üstüne akmıştı hani bir kere. O kuşun kanıyla birlikte bütün gökyüzü aktı orada demiştin.
 Lâcivert?
 Ortabir’de giydiğin lâcivert ceket, ne kadar da büyük göstermişti seni. “Büyüdün, kocaman adam oldun,” demişti annen sana.
 Sarı?
 Güneşi her çocuk gibi sen de sarıya boyardın.
 Eflâtun?
 Okuduğun bir şiir, sevdirmişti sana eflâtunu. Ama hiç eflâtun gömleğin olmadı.
 Gri?
 Griden söz açmayalım.
 Kahverengi?
 Gözlerindeki kahverengi eskiden daha mı açıktı sanki?
 Siyah?
 Siyah simsiyah olmuştu bir keresinde her yer. Kör oldun sanmıştın. Çok sonra, korkudan gözlerinin kapalı olduğunu fark etmiştin. O gün oluşan dostluk mu bilmem; siyahı çok sevdin…
 Yeşili unuttuk?
 Yeşili unutmadık. Onun hikayesi çok uzun.

Burhan EREN (Yıldızlı Atlas)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s