Anlaşılamamak Meselesi

Standard

Haddim olmayarak,içsel doluluğum sebebiyle oturup bu konu hakkında iki satır malumatfüruşluk etmek istedim. Fakirin üç kuruşluk aklınlan yazdıklarını ta’n eylemeniz!

“Anlaşılamamak meselesi” yani kendini zorlamak zorlamak ama yine de “anlaşılmak” hususunda başarılı olamamak.. Bu kadar çabaya bu kadar hassasiyete rağmen hem de.. Hem de bu kadar hassasiyete. Evet ya, hassasiyet bedaaave.
Zaten tüm sorun burda başlıyor. “Ele güne karşı hassasiyet.” bizi yakinen tanımayan insanlara karşı öyle ince öyle ince oluyoruz ki bazen,  incelmekten orta yerimizden kırılıverecek gibi… Onları kırmamak için kendi nefsmiz adına konuşup, kendimiziden örnekler vererek, “bak seni tenzih ederek söylüyorum,yanlış anlama”larımızla kendi benliğimizi yerle bir ediyor, karşıdakini onore etmeye çalışıyoruz. İşin içinde samimiyet olsa, Rıza-yı İlahi olsa sanıyorum ortaya çıkan hiçbir netice kalpleri kırmayacak bizi böyle endişelere gark etmeyecektir. Amma lakin ki öyle olmayınca, işte oturup böyle ifade-i meramçün yazılar yazmaya başlıyoruz…

Örnek verecek olursam, biriyle tanışıyorsunuz, ona da uyarıda bulunmak adına, aslında her iki tarafı da ilgilendireceği halde, “bak arkadaşım ben kendi nefisimi öne sürerek konuşuyorum, seninle ilgisi yok” diyerek karşı tarafın  yanlış anlamamasına uğraşıyorsunuz. Kendi nefsimiz en hakir en aşağılık nefisken, karşıdakinin nefisini kendi adımıza temize çıkarıyor, bütün pisliği üstünüze alıyorsunuz.

Aslında olması gerekenin bu olduğunu düşünüyorsun sevgili okur, ama diyorum ya, -ben yine kendi adıma konuşmaya başlayayım- işin içinde rıza-yı ilahi olmadıktan sonra bütün bu nefisleri hesaba çekme işi, sonunda alınan netice açısından acı verici oluyor…

Bütün pisliği üstümüze almak noktasından devam edecek olursak, biz kendimizi aşağı gördükçe, karşıdaki de bunun gerçekten böyle olduğuna inanmaya başlıyor, bizim nefisimizin iki nefis arasındaki en aşağılık nefis olduğuna onu inandırmış oluyoruz yani.. O zat artık sizden her türlü pisliği bekler hale geliyor. Sanki kendinde nefis yokmuş gibi, sanki kendi hiçbir afedersin b.. yemezmiş gibi..(Niye birden sinirlendimse..)Yani artık iş nefisler mevzusu olmaktan çıkıp, karakterler mevzusu olmaya başlıyor. sen karşıdakini uyarmak adına, “kızım sana söylüyorum gelinim sen anla” dedikçe, gelin hanım suçu kızda bilmeye başlıyor.- Gelin hanım örnek tabii. Buyur gel bir yanlış anlaşılma korkusu daha-

Hasılı artık dünyada her pisliği yapmaya hazır bekleyen bir kişi sen oluyorsun.Çünkü karşı taraf her konuda kendini temize çıkardı. Yani onu sen çıkardın temize. Tanımadığın halde, sırf o seni yanlış tanımasın, su’-i zann ediyor gözükmeyeyim diye başladığın o iyi niyet elçiliği seni en zor bir durumda bıraktı ve iyi niyetinle yine rezil olan sen oldun.

İşbu noktadan sonra olaylar geri dönülmez toparlanamaz bir hal alıyor, ve artık yüceltip yükseklere koyduğun kişi, alçaltıp yerin dibine soktuğun “kendini”, “seni” o yükseltip koyduğun yerden görmeye başlıyor. Her hareketini artık irdeleyip bir mana vermeye başlıyor. Zaten sen başta her pisliği yapacak bir karaktere sahip olduğuna -Aslında her insan gibi nefis taşıdığına inandırmaya çalışmıştın ama o böyle anladı- inanmış oluyor. Artık sen toparlayamıyor, bundan sonrası için çareler düşünmeye çalışıyor ama gördüğün her muamele ile, yanlış anlaşıldığını farkediyorsun.

Belki de seni en iyi anlayacak bi kişinin, egolarını şişirerek havaya yükselmesine neden oldun. Onu egolarından arındırdın, aslında sen bunu yaptığını sandın, ama o öyle hafifledi ki bütün insani noksanlıkları üzerinden öyle bir attı ki,ayakları yerden kesilip yavaş yavaş yükselmeye başladı.

Şimdi durup düşününce, bu inceliği en yakınlarımıza, yani yakın olmak için çaba harcadıklarımıza değil de, yıllardır kanımızdan canımızdan olmuş insanlara göstersek, hayat çok daha çekilir bir hal alırdı.

 

Neyse efendim.. Üç kuruşluk aklımı da işte böyle şeylere yora yora bu sözünü ettiğim hallere düşüyorum.. Rabbim her yaptığımız işte kendi rızasını gözetmeyi bizlere nasip etsin…

Yer yer celallenip ne dediğimi bilmez hallere geldimse affoluna.
Okura selam saygı hürmetler…
-Gene olursa yazarım-
kendine çok iyi bakıyosun, öpüyosun. bye. 

One response »

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s