Bizim Yûnus

Standard
Yunus Emre’yi bilirsiniz.
Yunus uzun müddet bir tekkede kaldı. Bir gün; “ben buradan bir şey anlamadım, burada adam olamayacağım,” dedi ve tekkeden kaçtı.

 
Tenhada yol alırken iki kişi ile karşılaştı. Onlara dedi ki:
–Beni yanınıza arkadaş olarak alır mısınız?
–Alırız, dediler. Birlikte yol almaya başladılar…
 
Yanlarında erzak namına hiçbir şey yoktu. Yolculukları esnasında acıktılar. Bir kenara oturup, içlerinden biri dua etti. Duası biter bitmez, gökten mükellef bir sofra indi. 
Yunus Emre ve arkadaşları gelen yemekle karınlarını bir güzel doyurdular. Yunus Emre; “tam aradığım yeri buldum, neydi o tekkedeki günlerim, ne keramet vardı nede böyle güzellikler.” 
Yunus Emre ve arkadaşları yediler, içtiler, dua edip tekrar yollarına koyuldular. Tekrar acıktılar, yine müsait bir yere oturdular. Bu sefer öteki arkadaş dua etti. Yine gökten mükellef bir sofra geldi. Karınlarını doyurup tekrar yola koyuldular…
 
Epeyce yol aldıktan sonra tekrar acıktıklarında bu defa sıra Yunus Emre’ye gelmişti. Yunus Emre’yi aldı bir düşünce. İçinden; “şimdi ben ne yapacağım, keşke onlara katılmasaydım,” diye düşündü. Arkadaşlarından utandı, ne yapacağını bilemedi. Çaresizlik içinde şöyle niyazda bulundu:
“Ya Rabbi! Arkadaşlarımın duasını ne ile kabul ettiysen benimkini de onunla kabul eyle!”
Yunus Emre duasını bitirir bitirmez, bu defa gökten iki mükellef sofra geldi. Yediler içtiler, karınlarını bir güzel doyurdular. Şükrettiler… 
 
İki arkadaş meraklarını gidermek için Yunus’a sordular:
–Sen nasıl dua ettin ki iki sofra birden geldi? Yunus Emre:
–Siz nasıl dua ettiniz? dedi. Dediler ki:
–Allah’ın bir sevgili kulu var, ismi Yunus’tur. Filân tekkede kalır, biz Allah’tan onun hürmetine istedik.
Yunus Emre hatasını anladı ve onların yanından ayrıldı ve tekrar tekkeye döndü. Karşısına hacı nine çıktı. Yunus Emre’ye:
–Geldin mi oğul? dedi. Hacı nineler genellikle merhametli olur. Yunus Emre:
–Hacı nine biliyorsun kabahatimi, sen bana yardım et, dedi. Yunus Emre’nin Şeyhi Taptuk Emre idi. Taptuk Emre’nin gözleri iyi görmezdi. Gözleri iyi görmüyordu fakat her gece teheccüd namazına kalkıyordu. 
 
Hacı nine Yunus Emre’ye dedi ki:
–Şeyh Efendi az sonra abdest almak için dışarıya çıkacak. Sen onun kapısının eşiğinde yat. Geçerken ayağına takılınca kimdir diye sorar. Sen de Yunus dersin. Bizim Yunus mu derse, kalk eline sarıl, hangi Yunus derse kaç git.
 
Yunus Emre, korka korka, titreye titreye gitti şeyhinin kapısının eşiğine yattı. Şeyhi gece abdeste kalkınca kapının eşiğinde yatan Yunus’a ayağı takıldı.
–Kimdir, diye sorunca;
–Yunus, diye cevap verdi. Taptuk Emre:
–Bizim Yunus mu? deyince Yunus hemen kalktı, şeyhinin eline sarıldı. Yunus Emre böylece kabul olundu.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s