Resimli Hikâyât II – Çamurdan Kurabiye

Standard

Merhaba.

“Küçüktüm ufacıktım”
En hakiki arkadaşlıkların yaşandığı dönemdeydim yani. Şu fani ömrümde bir elin parmağını geçmeyecek kadar dosta sahip oldum sadece. Ama sanmıyorum kimsenin olmamıştır benimki kadar güzel dostları.

Yayla evimiz vardı Mersin’de…Her yaz orada olurduk. Kadim dostum Züleyha’m ile yaylamızda tanışmıştım… Nasıl ve ne zaman tanıştığım, hatırlayamayacağım kadar küçük olduğum bir zamana denk geliyor olacak.

Yaylada oyuncaklarımız yoktu, bakkalımız yoktu. Hiç oyuncak ile oynadığımı hatırlamıyorum mesela orada. Bizim oyuncaklarımız çok daha doğal şeylerdi. Bir kaba toprak doldururduk, evden su getirir, o su ile toprağı bir güzel çamur haline getirir, o çamurla da mis gibi kurabiyeler hazırlar, üzerine de kiraz ağaçlarından düşen kuru kirazları koyardık, sonra fırına verirdik onları…. Yani güneşin altında kurumalarını beklerdik. Bu oyunu hiçbir oyuncağa değişmezdim o zamanlar.

Biraz daha büyüdük, maskeli beşler okuyacak yaşımıza falan gelmiş olacağız… hep o kitaplardaki çocuklara özenirdik. Kitap okumak için bizim evden aforoz edilmiş dolap kapaklarını kullanıp bir ev yapmıştık kendimize. Tıpkı maskeli beşlerin çete evleri gibi. Ne yazık ki çatısı yoktu evimizin, öğlen güneşin tam tepede olduğu saatlerde bile biz orda kitap okumaya giderdik… “Başınıza güneş geçecek” diyen büyüklerimizi duymazdan gelerek.

O sene kendimizi maskeli ikili zannettiğimiz için, karşımızda birtakım düşmanlarımız olması gerekiyordu. Yaylanın çete halinde dolaşan yaramaz erkeklerini gözümüze kestirdik. Hep bisikletleri ile gezerlerdi, aptal aptal kornalar çalarak evlerimizin önünden geçip rahatsızlık verirlerdi. Suçları buydu evet, kornaya bastıkları için düşmanımız olabilirlerdi pekala. Yaylada babamın bahçe sulamak için kullandığı hortumları birbirine geçirip kendimize telsiz yaptık, erkek öğrencilerin camiye kuran öğrenmeye gittiği zamanlarda biz de camiye bakan münasip bir yerden onları gözetliyor (Çalıların arkasında kamufle oluyorduk tabii ki) , bahçe hortumlarını telsiz olarak kullanıyorduk ( Konserve kutusuyla yapılan telefon mantığında)

Artık gizli planımızı uygulamaya geçirmeye karar verdiğimiz gün, saklandığımız yerlerden çıkıp çocuklar camideyken bisiklet tekerlerinin  siboplarını çıkarıp uçurumdan aşağı fırlattık. Onlar camiden çıkana kadar tekerleri inmiş, biz de ortalıktan tüymüştük.

Ama sandığımız kadar gizli yürütememişiz planımızı ki, ortalıkta kimse olmadığı halde yakınlardaki evlerden birinde bir çocuk suçumuza şahit olmuş. Yayla ayağa kalkmıştı bu serseri çocukların bisikletleri yüzünden. (Çok küçük bir yerdir yaylamız) Netice itibariyle bizden intikam almak isteyen erkekler de, gelip çete evimizi yıkarak karşılık verdiler bize… Bu büyük yenilgi bizi baya sarsmış olacak ki, artık erkeklere bulaşmadık hiç.

Yazları her günümü birlikte geçirdiğim can dostumla kış geldiğinde ayrılmak zorunda kalıyordum. Çünkü onlar Gölcük’teydi, biz Mersin’de yaşıyorduk. İşte bu ayrılığa çözüm mahiyetinde mektuplaşmalarımız başladı. Sayfalar dolusu bir zarfı şişirecek kadar çok yazardık birbirimize. Şu eski ayıcıklı mayıcıklı, sevimli mektup kağıtları ve zarflarıyla hem de… 

Şimdi büyüdük, kocaman olmadık belki ama  Benim evleneceğim, Züleyhamın benim düğünüme geleceği yaşa kadar büyüdük. Ama hiç kopmadık, kopmadık derken bile garip geliyor, “Böyle bir ihtimal var mıydı ki” diyorum…

İşte benim çocukluğum böyle güzel dostluklarla geçti, ve hamdolsun ki devam ediyor. Beşikte yan yana resmimin olduğu can dostlarım bile var. Yazmasam hatırı kalır bence onların da… O yüzden devamı haftaya… 🙂

Dipçik- Notçuk: Resimli Hikayâtın II.si olur da I.si olma mı ? Tık Tık 

4 responses »

  1. elifim bizi öyle güzel anlatmışsın ki .ne güzel şeyler yaşamışız seninle.evet büyüdük ama daha güzel maceralar bizi bekliyor biz hiç ayrılmayacağız asla.. seni seviyorum kadim dostum ahiretliğim

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s