Category Archives: Güncel

ben yine anlatmak istiyorum*

Standard

sabah şu cümlelerle güne başlamıştım:

Güzel bir şey olsun diyorum. Aniden olsun. Şu beyazların profilimde aniden belirmesi gibi bir şey mesela. Ama güzel şeyler kendiliğinden olmuyor, dışarı çıkıp onları araman gerekiyor. Parklara koşman, zaman akışında kilitli kalmış bir noktayı çözecek bir yazı okuman, harekete geçmen gerekiyor. Çözüm getiremeyeceğin şeyleri düşünmeyi bırakman, çözüm vakti gelene kadar sabretmen gerekiyor. Allah kuluna zulmetmez unutma, mutlaka her şeyin bir sebebi var. Allah’ın senin omzuna yüklemediği şeyleri sen sırtlanmaya çalışma. Vazife-i uluhiyete karışmakla gayret etmek arasındaki ince çizgiyi aşma. Üç küçük çocuk her bir kanepeden kendini aşağı bırakıp seni “ölüyorum kurtar elif” diye korkuturken kaldığın çaresiz anı hatırla. Oturup odanın orta yerinde ağlamıştın birine yetişmeye çalışırken diğerini tutamadığına. O zaman 5-6 yaşlarındaydın. Sen kimseyi o kişinin kendini düşündüğünden daha çok düşünemezsin. En önemlisi, kimseyi rahmeti ve merhameti sınırsız olan yüce Rabbinden daha çok koruyup kollayamazsın. Dua et, yeşile koş, maviyi seyret ve omzundaki kendi yükünü gemiye kadar taşı, gemiye bindiğinde yükünü çöz, geminin kaptanına güven…

evden çıktım, otobuse binmek istemedim, ne yapacağımı bilmiyordum, ne olacaksa olsun dedim. yürüdüm yürüdüm, yolumun üstünde ayrancı antika pazarı çıkıverdi karşıma. vintiic olan ne varsa çok severim, ruhum da biraz vintiic nitekim.

anladım ki güzel şeyler durduğun yerde sana gelmiyor, sen onlara gideceksin…

günümü güzelleştiren başka bir detay, camide koşturan küçük kız ve çıktığı kürsüden çotank diye düşüveren minik oğlan 🙂

Gerekli görülen not: çocuk düştüğü yerden sapasağlam şekilde zıplayarak kalktı:)

11 muharrem 1439 Ankara Kocatepe Camisi…

bayram ederler yâr ile şimdi

Standard

Dilâ iydest, herkesî dest-i yâr-i hiş bûsed

Garîbem bî-kesem men dest-i gam gam dest-i men bûsed

DIkvP8nW0AA2HtR.jpg

Ey gönül! Bayramdır; herkes kendi yârinin elini öper… Bense garibim, kimsesizim, ben gamın elini öperim, gam benim elimi öper…

 

o eski hücre | dün dağlarda dolaştım

Standard

dün dağlarda dolaştım, evde yoktum. dizelerini hayata geçiriyorum bu sıralar. akdeniz’de yazın yaylalara kaçmak hayati bir ihtiyaç. nem ve sıcaklık dayanılmaz oranlarda. küçüklükten kalma bir gelenekti bizde, fındıkpınarı yaylasına giderken yolda bir fırından sıcak pide ve tulum peyniri alırdık. sanırım bu yüzden, fındıkpınarına giderken canım hep tulum peyniri ve sıcak ekmek ister. bu defa karnımız açtı, yine bir fırında durduk ama bu defa içli pide yaptırdık. içli pide ne m’ola? ayıp olmasın diye içeriğini söylemediğim pide. yoksa bir pide içlenecek ne yaşamış olabilir şu hayatta? 

IMG_3404.JPG

pidelerin siparişini verip ikindi namazını eda etmek için yakındaki bir camiye girdik. geziyi babamla yaptığım için yol boyu babamın gençlik hatıralarını dinledim. o kadar ki, halamların annemi görüp de beğendiği camide namaz kıldık, avlusunda oturup annemin babamı nasıl etkileyip de evlenmeye ikna ettiğini konuştuk. annem kuran kursu hocası, babam da müttaki bir genç, tanıştırıldıkları gün risale-i nur’dan sohbetler yaparak annemi etkilemeyi başarıyor sonrasında da birtakım zorlu mücadelelerle kızı alıyorlar.

IMG_3406.JPG

ikindi güneşinin cami penceresinden kıble yönüne yatay düşmesi… ve buna  ikindi vakti her camide olduğumda dikkat etmem. keriz mutluluğu olabilir mi?

IMG_3405.JPG

caminin yanındaki bir evden sokağa taşan böğürtlenler. göz hakkı?

IMG_3401.JPG

arabayı yemek yediğimiz fırının yakınına bırakıyoruz ve babamın dayısının evine doğru yürüyoruz. normalde evin önüne park ederdik ama bu kez ikimiz de yürümek istedik. Benim elimde babamın minik çiftliğinden topladığımız tavuk yumurtaları var. o da bir karpuzu sırtlanmış. gidiyoruz.

IMG_3397.JPG

büyük dayının evine çıkan bu yokuşu seviyorum, babam yerdeki çiçeği gösterip, bak bu hatmi çiçeği diyor, sonra barış manço’nun şarkısını mırıldanıyoruz.

IMG_3403.JPG

bu çiçeğin adı da acem borusu, büyük dayı her defasında benim bölümümü unuttuğu için ona fars dilinde doktora yaptığımı tekrar hatırlatıp dua istiyorum. büyük dayı farsça bildiğimi duyunca soruyor, şoma farsi midanid? beli, diyorum.

Processed with VSCO with g3 preset

büyük dayının evini ve pencerelerini seviyorum. instagörllüğün hakkını vermem gerektiği için bütün odalardan fotoğraf çekiyorum 🙂

Processed with VSCO with g3 preset

Processed with VSCO with g3 preset

IMG_3408.JPG

büyük dayının kulakları iyi duymuyor, dolayısıyla sohbetlere çok katılamıyor, arada uyukluyor tekrar uyanıyor. giderken yine elini öpüyoruz, dua istiyoruz. geçen sene de burada paylaştığım bir fotonun aynısını çekiyorum; fotonun adı: “seninle şöyle bir oturup konuşamadık sandalyeleri” olarak kalıyor. bu fotoyu da büyük dayıya atfediyorum.

 

 

Farsça Altyazı İndirme- Uyarlama

Standard

Merhaba yıllar sonra!
Biraz daha yazmasam nasıl post yazacağımı unutuyormuşum 🙂

İstediğiniz dizi-film-anime vb her şeyi farsça altyazılı izlemek isterseniz talimatlarımı takip edin…
Biraz uzun ve karmaşık ancak dil öğrenmenin en zevkli yöntemi film-dizi izleyerek öğrenmektir.

İlk olarak http://www.delinetciler.net/forum/indir/71-cesitli/199-notepad-5-9-3/

linke tıklayarak uyarlama programını indiriyoruz, isterseniz bu aşamayı altyazıyı indirdikten sonraya da saklayabilirsiniz, belki altyazıyı uyarlamanıza gerek kalmaz, boşuna indirmemiş olursunuz.

İkinci olarak  http://www.farsisubtitle.com sitesine giriyoruz.

İndirme Yükleme ve üye olma kısımlarından “indirme” kısmına tıklıyoruz.

aşama-1

Buradan film-kısa film-dizi-anime vb seçeneklerden istediğiniz birini tıklıyorsunuz…Bu aşama ingilizce açıklamalar da olduğu için daha kolay .
Alfabetik sıralamadan istediğiniz diz-filmi bulmanız daha kolay oluyor, Dexter, American Horror Story vs vs ne arasanız bütün dizileri filmleri bulmanız mümkün.
İstediğiniz altyazıyı bulduktan sonra download seçeneğinden indiriyorsunuz… Bu kısım kolay olduğu için ayrıca resim eklemedim.

aşama0

Eğer indirmiş olduğunuz altyazıyı not defteri desteklemiyorsa, yani Farsça karakterler gözükmüyorsa, ilk başta verdiğim linkten indirmiş olduğunuz program devreye giriyor, altyazıyı Edit with Notepad programıyla birlikte açıyorsunuz.


Adsız

Kodlama-Karakter Grubu-Arapça-Windows 1256 seçeneklerini seçiyoruz, anlamsız karakterlerin hepsi Farsçaya dönüyor.

aşama4
Tam da bu hale geliyor iştee 🙂 Sonra tümünü kopyalıyorsunuz bu yazının…

işbe boyle

eröörr işlem tamam değil sizi kandırdım! Bir küçük nokta daha kaldı, kapatıp kaydedeceğiniz zaman karşınıza şöyle bir kutucuk çıkacak, siz de İPTAL seçeneğini seçiipp…

iptal
Sonra çıkan açılır pencereden UNICODE’yi seçip kaydedip kapatıyorsunuzz…

sonn 
KAYDET dedikten sonra işlem tamam…

İyi Seyirler! 🙂

kanca
“Eğer beni de birlikte götüreceğinize söz verirseniz…” diyor kanca… Once upon a time’dan bir sahne. Şiddetle tavsiyedir. 😉

“Sayısız Nimetlerin İçin Hesapsız Şükürler Rabbim”

Standard


Hiç bu kadar pes etmek zorunda hissetmemiştim kendimi. Sayfalar dolusu yazı yazıp da, o kağıtları dosyaya yerleştirirken, sırf dosya yaprakları birbirine yapışmış da açılmıyor diye pes etmek gibi bir şey bu benimki. Ya da sayfalar dolusu tez yazıp, önsöz yazarken beyaz bayrağı çekmek gibi. Her şeyi bırakıp, bütün kağıtları savurup ağlamak istiyorum sadece. Bu evi, Jack’in tüylerinden bembeyaz olmuş koltukları, asmak zorunda olduğum çamaşırları., girmek zorunda olduğum finalleri, çevirmek zorunda olduğum metinleri, kpds’yi, ales sonuçlarını…Tüm bunların dışında,  okuldan yorgun argın döndüğümde, ne yaptın da yoruldun diyecek kadar düşüncesizleşebilen insanları… Yazarken bile pes ediyorum.

Yok mudur halden anlayan bir dost diyorum ?  “Sayısız nimetlerin için hesapsız şükürler Rabbim.” diyor biri. Utanıyorum, susuyorum şükretmeyi bilmek istiyorum.