Category Archives: Haber

Farsça Özel Ders

Standard

Merhaba, uzunca bir aradan sonra en çok aranan konulardan biriyle ilgili haber vermeye geldim, Ankara Üniversitesinde Fars Dilinden yüksek lisansa başladım, ev arkadaşım da ayni bölümden çok iyi Türkçe konuşan Iranli bir hanım. Kendisi Ankara’da Farsça öğrenmek isteyenlere özel ders veriyor, konuyla ilgili ayrıntılı bilgi almak isteyenler, aşağıdaki iletişim bilgilerinden kendisine ulaşabilirler.

 

Ad Soyad: Elnaz Saedei

E-Posta: violet_x22x@yahoo.com

Telefon: 0536 824 96 63

İyi Bir Öykü Yazmak İçin Kurt Vonnegut’tan 8 İpucu

Standard

Kurt Vonnegut ipuçlarını şöyle sıralıyor: 

1. Sizi okuyan bir yabancı vaktinin ziyan olduğunu hissetmemeli.
2. Okura destekleyebileceği türden en az bir karakter verin.
3. Karakterlerden her birinin, bir bardak su bile olsa, istek duyduğu bir şey olmalı.
4. Her cümlenizi ya karakteri ya da hikayeyi ilerleten bir biçimde yazmalısınız.
5. Hikayenin başı, sonuna mümkün olduğunca yakın olmalı.
6. Sadist olun. Baş karakterleriniz ne denli tatlı ve masum olursa olsun, başlarına korkunç şeyler getirin ki okurunuz onların nasıl bir insan olduğunu görebilsin.
7. Yalnızca tek bir kişiyi mutlu etmek için yazın. Bir pencere açıp, lafın gelişi, tüm dünyayla sevişmeye kalkarsanız zatürre olursunuz.
8. Okura mümkün olduğunca fazla ve mümkün olduğunca çabuk bir biçimde bilgi verin. Sakın ola hiçbir şeyi geciktirmeyin. Okurlar, neyin, nerede, nasıl olduğunu tümüyle kavrayabilmeli; o kadar ki, hamamböcekleri son birkaç sayfayı yiyip bitirse bile okur hikayeyi kafasında tamamlayabilmeli.
Çeviri: Bilge Güler – futuristika.org (18 Mayıs 2012)

Yapı Kredi Yayınları’ndan Son Çıkan Kitaplar

Standard

Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan Hermann Hesse’nin “Öldürmeyeceksin”, Gülayşe Koçak’ın “Siyah Koku”, Güven Turan’ın “İkinci”, Alain Vircondelet’in “Balthus’ün Anıları”, Demir Özlü’nün “Sürgün Küçük Bulutlar” ve Şenay Eroğlu Aksoy’un “Evlerin Yüreği” kitapları raflarda yerini aldı.

İkinci Toplu Şiirler (1994 – 2010)

Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan Toplu Şiirler’in ikinci cildi İkinci, kısa, yalın, ucu bucağı belirsiz 101 Biz Dize’yle açılıyor.

Güven Turan şiirinin önemli duraklarından Görülen Kentler’de doğudan batıya kırk dört kentte gezintiye çıkılıyor. Bu kitapta dilden çok göz işliyor şiiri. Ardından İkinci’nin gövdesini oluşturan “Gizli Alanlar” peş peşe açılıyor.

Toplam 260 şiirden oluşan beş kitapla (Gizli Alanlar, İz Sürmek, Cendere, Çıkış, Dönüş) geniş bir yelpaze kuruluyor.

Sesin ve suskunun, gecenin ve gündüzün, karanlığın ve aydınlığın, gidişin ve dönüşün, tutkunun ve yalnızlığın, düşün ve gerçeğin, devinimin ve durgunluğun, dirimin ve ölümün çakışmasındaki giz sözün aynasında çözülüyor. Güven Turan’ın, şiirinin özünü, yordamını ortaya koyuşundaki ustalık İkinci’de okunuyor. Read the rest of this entry

Nazım Hikmet Tüm Yönleriyle Farsça’da

Standard

PictureNazım Hikmet’in hayatı, şiirleri ve yaşam felsefesi tüm boyutlarıyla Farsçaya tercüme ediliyor.

İranlı yazar, şair ve çevirmen Ahmet Puri, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 1978’den beri eserleriyle tanışık olduğu Nazım Hikmet’in başta lirik şiirleri olmak üzere 300 kadar şiirini Farsçaya tercüme edeceğini söyledi.

Ünlü şairin hayatını ve dünya görüşünü de içeren bir çalışmaya aynı kitapta yer vereceğini belirten Puri, İranlıların bu eserle Nazım Hikmet’i daha yakından tanıyacağını kaydetti.

İngiltere’de eğitim gördüğü yıllarda bir Türk arkadaşı aracılığıyla Nazım Hikmet’in şiirlerini okumaya başladığını hatırlatan Puri, Azeri olduğu için Türkçeye pek yabancılık çekmediğini ifade etti.

Nazım Hikmet’ten daha önce de çeviriler yaptığını kaydeden Puri, şunları söyledi:

“İlk şiir kitabını ‘Seviyorum seni ekmeği tuza banıp yer gibi’ başlığıyla 1989’da tercüme ettim. Şu anda 12 baskı yaptı. İkinci şiir kitabını da ‘Dünyayı sensiz gezdim’ başlığıyla 2006’da çevirdim ve şu ana kadar dört kez basıldı.”

“İstanbul, bana bir aşk oldu”

Türkiye’ye ilk kez geçen ay gittiğini, İstanbul ve Ankara’yı gezdiğini belirten Puri, “Türkiye’yi özellikle de İstanbul’u çok seviyorum. İstanbul bana bir aşk oldu. Tekrar gidip ziyaret etmeliyim, çok güzel bir şehir” ifadesini kullandı.

Ahmet Puri, Türkiye’nin çok iyi yazar ve şairleri olduğunu, Yaşar Kemal, Aziz Nesin, Orhan Pamuk, Cemal Süreyya, Oktay Rıfat’ın eserleriyle tanışık olduğunu söyledi.

Türk ve İran kültürlerinin birçok ortak noktası olduğunu anlatan Puri, “Türkçeden Farsçaya ve Farsçadan da Türkçeye daha fazla eser çevrilmeli” diye konuştu.

Puri, İstanbul’da bulunduğu sırada Nazım Hikmet Kültür Merkezini de ziyaret ettiğini ve burada ünlü şair hakkında konuşma yaptığını belirtti.

Nazım Hikmet’in, ‘Davet’ adlı şiirini okuyan Puri, ünlü şairin son nefesini vermeden önce yazdığı şiirini de etkileyici bulduğunu söyledi.

Puri, Nazım Hikmet için Farsça bir şiir de yazdığını belirtti.

Nazım Hikmet’in, eserlerinin İran’da edebiyat çevrelerince bilindiğini, okunduğunu kaydeden Puri, sözlerini, “Türk halkına büyük sevgi ve selamlar” ifadeleriyle bitirdi.

cnnturk.com

Kanuni’ye Az Kalsın Zina Yaptıracaklardı!

Standard

Muhteşem Yüzyıl dizisinin son bölümünü izledim, şaşırdım kaldım. Dizideki Kanuni Sultan Süleyman, işini gücünü bırakmış, kadınların ayak oyunlarıyla ilgileniyor.

Tamam haydi, senaryo gereği Kanuni’yi kadınların elinde oyuncak haline getirdiniz. Tarihi gerçekleri yok sayıp, koskoca hükümdarın karizmasını çizdiniz. Ama tarihi bir karakteri bu kadar da saptıramazsınız. Kanuni’yi, Osmanlı Devleti’nin sınırlarını üç kıtaya yaymış, hazineyi doldurmuş bir sultan değil de uçkurunun peşinde bir padişah gibi yansıtmak her şeyden önce izleyiciye haksızlık değil mi? Sultan Süleyman’ı hiç bilmeyen ve dizide gören milyonlarca genç-yaşlı insana ‘Kanuni kim?’ diye sorulsa nasıl bir cevap vereceğini merak eden var mı? Hemen söyleyeyim: Zalim, uçkuruna düşkün, kadın peşinde, iktidar hırsıyla hareket eden bir padişah…

Kanuni’yi bir tarafa bırakalım. Yakın tarihimizden örnek bir şahsiyet alıp Kanuni’nin yerine koyalım. Acaba o şahsiyetlere ‘senaryo gereği’ Kanuni’ye yaptıklarının onda birini yapabilirler mi? Can Dündar’ın ‘Mustafa’ filminde Atatürk’e içki içirdi diye başına gelenleri çok iyi biliyoruz. Ama ben dizi senaristlerine kızmıyorum, her fırsatta tarihiyle övünen milletimizin diziyi neden bu kadar sevdiğini, izlerken vicdanlarının sızlayıp sızlamadığını merak ediyorum.

Bunları niye mi yazdım? Biliyorsunuz dizinin son bölümlerinde Kastilya Prensesi Isabella Fortuna adlı bir karakter karşımıza çıktı. Karakteri, eski Devlet Bakanı Yüksel Yalova’nın kızı Melike İpek canlandırıyor. Dizi ekibi İpek’i bir balıkçıda keşfetmiş. Rol gereği Kastilya Prensesi Isabella, Hürrem Sultan’a rakip! Bizim senaristler, Kanuni ile Isabella’ya aşk yaşatmaya başladılar. Senaryoda Isabella ilk önce evliymiş. Yani az kaldı Kanuni, evli bir kadın ile aşk yaşayacakmış. Ya da, tövbe, zina yapacak! Osmanlı’da padişah ile cariyeler arasında yaşanmış aşk hikâyeleri var. Ama bir padişahın evli bir kadın ile aşk yaşaması hem geleneklerimize hem de dinimize aykırı. Senaristlerin o kadar gözü dönmüş ki koskoca padişaha zina yaptırmayı düşünmüşler! Kimin aklına geldiyse, son anda evli Isabella gitmiş nişanlı Isabella gelmiş. Bakalım reyting uğruna Kanuni’yi daha ne hallere sokacaklar?

Kurşunkalem

Kaynak: http://www.zaman.com.tr/yazar.do?yazino=1195886&title=kanuniye-az-kalsin-zina-yaptiracaklardi

Saatlerinizi Geri Almayı Unutmayın

Standard

”İleri saat” uygulaması, bu gece saatlerin 04.00’te bir saat geri alınmasıyla sona erecek.

Gün ışığından daha fazla yararlanmak amacıyla her yıl uygulanan ileri saat uygulaması 28 Mart Pazar günü saat 03.00’te saatlerin bir saat ileri alınmasıyla başlamıştı.

Bu yılki ileri saat uygulamasıyla yaklaşık 600 milyon kilovatsaat (kWh) enerji tasarrufu sağlandığı tahmin ediliyor. Bu, orta ölçekli bir hidroelektrik santralin yıllık elektrik üretimine tekabül ediyor.

Avrupa ülkeleriyle eş zamanlı olarak uygulanan ileri saat uygulamasına her yıl Mart ayının son pazar günü saatler 03.00’te bir saat ileri alınarak başlanıyor, Ekim ayının son pazar günü saatlerin 04.00’te bir saat geri alınmasıyla sona eriyor.

Kaynak: http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1196250&title=saatlerinizi-geri-almayi-unutmayin

Başar Türkiye!

Standard
Van’da meydana gelen şiddetli depremin ardından Japonlar Tokyo’daki Türkiye Büyükelçiliğinin posta kutusuna içerisinde para olan zarflar ve destek mesajları olan mektuplar atarak kaçıyor.

AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, Türkiye’nin bu yıl martta Japonya’da meydana gelen depremin ardından yardımlarını unutmayan vefakar Japonlar sessizce, içerisinde iyi dilek notları, başsağlığı mesajları içeren para dolu zarflar bırakmaya başladı.

İçerisinde Türkçe olarak Read the rest of this entry